• Emre Akaltın

Masadakiler / Vol 1. / Nisan 2020

Nisan ayında yapmış olduğumuz bu ilk seçkide çağdaş Türkçe edebiyattan bir öykü kitabı, varoluşçu ve şiir sever bir İtalyan psikiyatristin Türkçede yayımlanan son deneme kitabı ve ABD'li ünlü bir sanat eleştirmeninin denemelerinin güzel bir derlemesi yer alıyor.



Kendi başına gelmeyen felaket ne güzeldir.

Kitap bir felaket öyküsü anlatıyor diye başlarsam pek isabetli olmaz. Çünkü, kitap bir felaketin buluşturduğu veya ayrıştırdığı insanların hikâyelerini anlatıyor. Sekiz öykü de aynı coğrafyada geçiyor ve her yaştan başka başka insanlar tanıyoruz. Öykülerin tamamı yaşanan bir depremin ardından sızıntı yapan bir fabrikadan gelen sarı bir sis bulutunun kapladığı Bandırma'da bir kasabada geçiyor. İnsanların hepsi, sıradan halktan ve deprem olduğu sırada bambaşka yerlerde birbirlerinden habersizler. Ya da aslında birbirlerine çok yakınlar, çünkü aynı felaketi yaşıyorlar. Farklı kaderler onları buluyor. Deprem ve fabrikadan sızan gazla ortaya çıkan Sarıyaz'la ilgili farklı anlatılar kuruyorlar. Söylentiler, yaşanmışlıklar, küçük insanlar...


Yer yer kahkahalara boğan, bazense gözlerinizden birkaç damla yaş getiren naif ve çok güçlü bir anlatı bu.









Mahir Ünsal Eriş, Sarıyaz,

Can Yayınları, 2019, 

Çağdaş - Öykü





Mutluluğun tersi vardır, mutsuzluktur bu; oysa sevincin tersi yoktur, işte bu nedenle de sevinç, duyguların en saf olanıdır, ruhun mihenktaşıdır.

Bu incecik kitap, belki üzerine çok düşünmediğimiz, belki kaçındığımız önemli duyguları işliyor. İncinebilirliğin ve bunun farkındalığının önemine işaret eden İtalyan psikiyatrist Borgna, bize olumsuz gelen yalnızlık, ölüm, hastalık, mutsuzluk, korku, kırılganlık gibi durumların ve olayların derinlemesine işlendiğinde aslında ne kadar öğretici olduğunu, daha doğrusu en insani duyguları açığa çıkaranın bunlar olduğunu dile getiriyor. Kaçamayacağımız ve zaten kaçmamamız gereken olumsuz duygulardan umudun nasıl yeşertilebileceğine dair bir ışık yakıyor yazar. 


Hepimizin hassas olduğu bu izolasyon ve yalnızlık günlerinde okunabilecek ağır bir duygu işçiliğinden damıtılmış hafifletici bir kitap.






Eugenio Borgna, Şu Bizim Kırılganlığımız, YKY, 2018, çev. Meryem Mine Çilingiroğlu, Deneme






Sanatta gereksinme duyduğumuz şey, yorumbilim yerine sevgibilimdir.

Sanat ve edebiyat eleştirisinde oldukça önemli bir yeri olan Susan Sontag'ın Metis Yayınları tarafından derlenen bu kitabını hatırlamak önemli. Kitapta 1960'lardan 1980'e kadar çeşitli tarihlerde yayımlanmış dokuz yazı bir araya getirilmiş. Konular oldukça geniş. Biçemin anlatıdaki, sanattaki önemini irdelediği bir yazıdan Roland Barthes'ı andığı yazısına, Camus'nün Defterler'ini incelediği yazıya kadar çok geniş bir sanat ve edebiyat evreni hakkında oldukça isabetli tespitleri çok akıcı bir anlatımla sunuyor kitap. Özellikle edebiyat eleştirisinde dönüp tekrar tekrar irdelenmesi gereken bir yazar Sontag. Sanatla bir şekilde uğraşan ya da sanat üzerine düşünen herkesin Sontag'ın duyarlılığı ve bakış açısından alabileceği bir şeyler var.


Susan Sontag, Sanatçı: Örnek Bir Çilekeş,

Metis Yayınları, 1991, hazırlayanlar:

Yurdanur Salman,

Müge Gürsoy Sökmen,

Eleştiri, seçki